9 Haziran 2015 Salı

HER ANIMIZ SINAV

Gecikmeli de olsa Merhabalar,
      Büyük sınavlar yaklaşırken kendi deneyimlerimi göz önünde bulundurarak bir şeyler yazmak istedim. Yazdıklarımın bir gencin bile hayatını etkilemesi benim için çok önemli. Aslında yazacaklarım genel olarak ailelere düşen vazifeler.

       Arkadaşlar biliyorum ki herkes (çoğunluk) bir dönem hayatlarının dönüm noktası olarak kabul ettikleri o sınavlara girdiler ya da girecekler. Yaşadığımız müddetçe de bu sınavlar hiçbir zaman bitmeyecek. Bu konuda emin olabilirsiniz.

       Yaklaşan ÖSS yeni adıyla LYS sınavları…. Ne kadar çalışırsak çalışalım hep bir eksiklikle gireriz lanet sınavlara.

       Beş yıl önce kendi başımdan geçenler ile konuya girelim istiyorum. Gelmez dediğimiz o gün gelip çatıyor. Her ne kadar ‘’rahat’’ diye adlandırdığınız çocuğunuz olsa bile emin olun ki içinde fırtınalar kopuyor. Evet ben hayatım boyunca hep stresli bir insan olmuşumdur ve o sınavı ilk senemde kazanamazsam, bir yere yerleşemezsem diye o kadar çok hesaplar yapıyordum ki. Sanki ömrümün sonu??  Ailem asla böyle bir şart koşmadı tabi ki de. Bu sadece benim kendimi koşullandırmamdan dolayıydı. ( tabi sonunda başıma ne hastalıklar açtım başka yazımda anlatırım)

     Bence uzatmadan tavsiyelere gelelim;

---  Başka birinin çocuğunu,torununu asla kendi çocuğunuza örnek göstermeyin!!!

‘’Komşunun oğluna bak senden daha çok test çözüyor’’
‘’Ayşe teyzenin kızı kazanacak sen kazanamayacaksın’’ vs. . Sadece sınavlar için değil siz siz olun karşılaştırma işine girmeyin.
     Hayatımdan örnek mi? Vereyim.
Benimle kimi karşılaştırma içerisine koydularsa şu anda hepsi açıktan okuyorlar ya da ilk senelerinde kazanamadılar. Biliyorum belki bu işi tabiri caizse ‘’gaz vermek’’ için yapıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Çünkü verilen örneklerdeki kişilere hep çocuklar tarafından kin güdülür. Hırs değil fesatlık işin içine girer.

---  Birde lüzumsuz bazı ebeveynler vardır. Olur olmadık her yerde çocuklarını överler.

‘’Benim oğlan yine birinci oldu, takdir aldı’’
‘’Kızımın bütün karnesi pekiyi’’ falan. Al arkadaş o kızını,oğlunu……….. Tövbe tövbe. Git ötede oyna diyesim geliyor böylelerine. Sakın bunların gazına gelipte çocuğunuzun üstünde oynamayın. Asla da siz çocuğunuzun başarılarını başkalarına karşı kullanmayın. Hava atmaya kalkmayın. Çok öven taraf olmayın. Evladınızın kendisine söyleyin daha iyi. En azından çocuk kendisiyle gurur duyar. Tabi ki de konuşun. Ben sizlere insanlar arasında hiç konuşmayın demiyorum. Aşırıya kaçmayın. Görgüsüzleşmeyin !!

    Kendi hayatımdan örnek; zamanında validenin günlerinde çocuklarını öven 2-3 teyzenin çocukları, biri kocaya kaçtı ,biri de okulu yarıda bırakıp uyuşturucu batağına saplandı……  Evet biraz ağır. Yanlış anlamayın ben bunlarla gurur duymuyorum veya dalga geçmek adına söylemiyorum. Yaşananları anlatıyorum. O gençlere çok üzülüyorum. Ailelerinin egoları yüzünden, sırf başkalarına hava atmak için çocuklarını koşturmalarına kızıyorum. Olan orada o gençlere oluyor. Çünkü sırf ailelerinin anlattığı şekle girebilmek için yoldan sapmalara uğruyorlar.

---  Sınav yaklaştıkça çocuklarınıza şu kadar gün kaldı demeyin!!
Onlar zaten her şeyin farkında. Biliyorum hatırlatıp daha çok çalışsın istiyorsunuz belki ama siz her söylediğinizde akıllarından çıkmayan o lanet kâbusların üzerine bir çuval atıyorsunuz. Böyle düşünün.

---  Kendi okuyamadığınız bölümleri, olamadığınız meslekleri, istemedikleri takdirde sırf siz istiyorsunuz ya da izinizden yürüsünler diye okutmayın. Evladınız, canınız da olsa kimseye böyle bir hak tanınmaz, tanınmamalı !! Ne demek abi siz öğretmen iseniz istemediği halde çocuğunuza da okutmak yada doktor olamadınız tıp fakültesini kazanamadınız diye zorla ona okutmak. Kusura bakmayın ama siz geri kafalısınız !! (nokta)

---  Yönlendirme yapmayın demiyorum. Fakat yönlendirme farklı dayatmak farklı olaylar. Birde şu var. Biliyorum hepimizin hayatlarında hayalleri var belki sizin ki avukat, hâkim olmaktı, olamadınız. Ama bunlardan çocuğunuza sürekli bahsedip onların kafasını karıştırmakta bir dayatmadır. Unutmayın yönlendirme yapmalısınız,dayatma değil.. Hangi bölümü, ne işi yapmak istediğini oturup beraber konuşarak bilgiler vermelisiniz. Siz istiyorsunuz diye bir işi yapıp hayatı boyunca mutsuz olacağına, kendi istediğini yapıp mutlu olsun. Gerekirse denesin, yanılsın. Ama kendi çabalarınla öğrensin..


        Umarım her şey gönlünüzce olur. Devamında görüşmek dileğiyle ;))